Bayramda birlik diyoruz ama gerçekten bir miyiz?
Yarın bayram…
Her bayram olduğu gibi yine aynı cümleler dolaşacak dilimizde:
“Birlik olalım, beraber olalım, kırgınlıkları unutalım…”
Peki gerçekten öyle mi?
Birlikten bahsediyoruz ama birbirimize ne kadar yakınız?
Aynı sokakta yaşayan insanlar bile artık birbirini tanımıyor.
Aynı mahallede selamlaşmadan geçenler çoğaldı.
Bayramlar bile artık kapı kapı gezilen değil, mesaj atılan günlere dönüştü.
Eskiden bayram sabahı erken kalkılırdı.
En güzel kıyafetler giyilir, büyüklerin elleri öpülürdü.
Kapılar çalınır, kahveler içilir, gönüller alınırdı.
Şimdi ise…
Bir mesaj, bir sosyal medya paylaşımı, bir “iyi bayramlar” yazısı…
Hepsi bu kadar.
Kırgınlıklar mı?
Onlar yerli yerinde duruyor.
İnsanlar aynı masaya oturmuyor, aynı bayramlaşmada buluşamıyor.
Ama yine de “birlik” diyoruz.
Sadece sözde kalan bir birlik…
Oysa bayramlar, sadece tatil değil.
Bayramlar; barışmak, sarılmak, hatırlamak demek.
Bir telefonu açmak, bir kapıyı çalmak, bir gönül almak demek.
Belki de bu bayram farklı olmalı.
Belki de gerçekten birlik olmayı denemeliyiz.
Bir adım atarak…
Bir gönül alarak…
Bir kırgınlığı bitirerek…
Çünkü birlik, mesajla değil;
yürekle olur.
Yarın bayram…
Ama asıl soru şu:
Biz gerçekten bayramı yaşıyor muyuz,
yoksa sadece taklit mi ediyoruz?
İyi Bayramlar..
Kalın sağlıcakla…












