Aydın’ın İncirliova ilçesinde 33 yıl önce kurulan İncirliova Tarihi Mehteran Takımı, Osmanlı’nın asırlık kültürünü günümüze taşımaya devam ediyor. Mehteran geleneğini babasından devralan Dernek Başkanı Cabir Koç, bu kültürü çocuklara ve gençlere aktarmanın en büyük ideali olduğunu söyledi.
İncirliova’nın Sesi yazı dizisinin bugünkü konuğu, ilçede mehteran geleneğini yıllardır ayakta tutan İncirliova Tarihi Mehteran ve Yörük Türkmen Derneği Başkanı Cabir Koç oldu. Koç, 1992 yılında merhum babası Akif Koç tarafından kurulan “Tarihi Alperen Mehteran Takımı”nı bugün aynı azimle sürdürmenin gururunu yaşadığını belirtti.
“BABAM İMAM HATİPLERDE BAŞLATTI, BİZ TÜM TÜRKİYE’YE TAŞIDIK”
Başkan Cabir Koç, mehteranın ilçedeki kuruluş hikâyesini şu sözlerle anlattı:
“Babam 1992 yılında ilk kez İmam Hatip okullarında mehteran gösterileri yapmaya başladı. Osmanlı kültürünün kaybolmaması için büyük çaba sarf ediyordu. O dönem rahmetli Ali Bacaksız, Metin Yavuz ve babamla birlikte bu mehter takımını kuruyorlar. 1996’ya gelindiğinde ise ekip tamamen mehteran olarak profesyonel faaliyete geçti. O yıllarda Türkiye’de aktif olarak sadece iki mehter takımı vardı: Biri İncirliova’da babamların kurduğu takım, diğeri ise Turgutlu’daki ekip. İki takım da Türkiye’nin dört bir yanındaki etkinliklere katılıyordu.”
“MEHTER 5–6 KİŞİYLE OLMAZ, BU BİR KÜLTÜRDÜR”
Koç, mehter geleneğinin doğru icra edilmesi gerektiğine de dikkat çekti:
“Bugün 5–6 kişiyle mehteran adı altında gösteri yapanlar var. Bu doğru değil; o bir davul–zurna ekibi olur. Gerçek mehter; sancak, tuğ, çevgen, zurnasen, davulsen gibi ana unsurlarıyla kurulur. Marşlarımızın bile doğru okunması gerekiyor. Ben yıllardır bunun mücadelesini veriyorum.”

“11 YAŞINDA BAŞLADIM, ÇEKİRDEKTEN YETİŞTİM”
Cabir Koç, mehteran kültürüyle çocuk yaşta tanıştığını anlattı:
“11 yaşında babamın yanında zilzen olarak başladım. Mehterin her bölümünde görev aldım. 2012 yılında babam vefat ettikten sonra tamamen başa geçtim. Bu kültürü bana öğreten rahmetli Ali Bacaksız’ın emeği çok büyüktür. Mehteri devam ettirip ettirmeme konusunda tereddüt yaşadığım dönemler oldu ama aldığım eğitimler, kültürümüzü yaşatmak için bana güç verdi.”
“HEM MEHTERAN HEM YÖRÜK KÜLTÜRÜNÜ GELECEK NESLE AKTARIYORUM”
Koç, yalnızca mehter geleneği değil, Yörük–Türkmen kültürünü de yaşatmak için büyük çaba harcadığını belirtti:
“Bir yıl önce Yörük Türkmen Derneği başkanı oldum. Mehteranın yanında Yörük kültürünü de tanıtmaya çalışıyoruz. Üniversiteler başta olmak üzere tüm okullarda bu kültürü anlatmak istiyorum. Çocukların ve gençlerin mehteran ve Yörük kültürünü öğrenmesini çok önemsiyorum. Bu kültür bizim kökümüzdür.”
Cabir Koç, üniversitelerde mehteran eğitimi verilmesi için görüşmelerin sürdüğünü ve hedeflerinin bu kültürün gelecek nesillere güçlü bir şekilde aktarılması olduğunu söyledi.













