Koçarlı Belediyesi’nin Mart ayı meclis toplantısında yaşanan bir olay, ilçede siyasetin seviyesinin yeniden tartışılmasına neden oldu. Belediye Başkanı Özgür Arıcı’nın, bağımsız meclis üyesi Cevat Olgun’a yönelik sözleri ve ardından yaşananlar, bir meclis salonuna yakışmayacak görüntülerin ortaya çıkmasına sebep oldu.
İddialara göre Başkan Arıcı, meclis toplantısı sırasında Cevat Olgun’a sert ifadeler kullandı ve tartışmanın büyümesi üzerine zabıta ekipleri aracılığıyla Olgun’u salondan çıkarmaya çalıştı. Oysa ki belediye meclisleri, tartışmanın değil demokrasinin ve fikirlerin konuşulduğu yerlerdir. Seçilmiş bir meclis üyesine karşı bu tarz bir tutum sergilenmesi, kamuoyunda doğal olarak tepkiyle karşılandı.
Ancak olayın bir başka dikkat çeken yönü daha var. Meclis toplantısından önce bazı basın mensuplarının aranarak toplantıya özellikle davet edildiği ifade ediliyor. Bu durum ise akıllara şu soruyu getiriyor: Yaşananlar önceden planlanan bir siyasi şov muydu?
Eğer böyleyse, bu durum Koçarlı siyasetinde çok daha vahim bir tabloyu ortaya koyar. Çünkü bir meclis üyesiyle yaşanan tartışmanın, basın önünde bir gösteriye dönüştürülmesi siyasetin seviyesine katkı sunmaz.
Unutulmaması gereken bir gerçek var. Siyasette dün ile bugün birbirinden kopuk değildir. Koçarlı’da bugün belediye başkanlığı koltuğunda oturan Özgür Arıcı’nın bu noktaya gelmesinde birçok kişinin emeği ve katkısı bulunuyor. Bu isimlerden biri de kuşkusuz Cevat Olgun.
Yıllarca Koçarlı Belediyesi’nde görev yapan, ardından Aydın Büyükşehir Belediyesi ASKİ bünyesinde ilçenin birçok noktasında hizmet eden Olgun, ilçede geniş bir çevre edinmiş bir isim. Seçim sürecinde de bu çevresiyle birlikte Arıcı’nın belediye başkanı olması için önemli bir çaba sarf ettiği biliniyor.
Cevat Olgun daha sonra CHP’den belediye meclis üyesi seçildi ancak ilerleyen süreçte partisinden istifa ederek bağımsız olarak görevine devam etti. Siyasi görüşler değişebilir, yollar ayrılabilir. Bu siyasetin doğasında vardır. Ancak hiçbir belediye başkanı, seçilmiş bir meclis üyesine çocuk azarlar gibi davranamaz ve zorla meclis salonundan çıkartmaya çalışamaz.
Belediye başkanlığı makamı sadece yetki değil, aynı zamanda sorumluluk ve olgunluk gerektirir. O makamda oturan kişi, öfkesine değil aklına ve sabrına hakim olmak zorundadır.
Koçarlı halkı kavgayı değil hizmeti görmek istiyor. Meclis salonlarında yaşanan tartışmaların değil, ilçeye kazandırılan yatırımların konuşulmasını bekliyor.
Siyasette kazanmak kadar, o koltuğun ağırlığını taşımayı bilmek de önemlidir.













