Siyasette bazen yıllar geçer, aktörler değişir ama senaryo hiç değişmez. Aydın’da yaşananlar tam da böyle bir tabloyu gözler önüne seriyor.
Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, CHP’de olduğu dönemde AK Partili Koçarlı Belediye Başkanı Nedim Kaplan’dan, Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğu gerekçesiyle hizmet binasını tahliye etmesini istemişti. Oysa söz konusu arazi Koçarlı Belediyesi’ne aitti, bina ise Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmış ve CHP’li Mutlu Öztürk döneminde teslim edilmişti. Buna rağmen, “Burası benim” anlayışıyla bina tahliye ettirilmişti.
O günlerde AK Partililer tepki göstermiş, CHP’liler ise derin bir sessizliğe gömülmüştü.
Aradan yıllar geçti.
Bu kez sahne Kuşadası… Oyuncular farklı, film aynı.
CHP’den istifa edip AK Parti’ye geçen Özlem Çerçioğlu, bu kez Kuşadası’nda yaptırılan hizmet binasının CHP’li Belediye Başkanı Ömer Günel tarafından tahliye edilmesini istedi. Ve beklenen oldu: Bu kez CHP’liler ayağa kalktı, AK Partililer ise sessiz kaldı.
Şimdi sormak gerekiyor:
O gün susanlar bugün neden bağırıyor?
O gün bağıranlar bugün neden susuyor?
Demek ki mesele hak, hukuk, adalet değilmiş. Mesele sadece “bizden mi, onlardan mı?”
İşte asıl sorun da tam burada başlıyor.
Sayın Çerçioğlu sanırım kendisini Aydın’ın tapulu sahibi zannediyor. O binalar Büyükşehir bütçesiyle yapılmış olabilir ama o para kimin parası? Devletin, yani milletin parası. Kimsenin özel mülkü değil. Keyfine göre “çık, gir, boşalt” diyemezsin.
AK Partili belediye de, CHP’li belediye de halkın oyuyla seçilmiş kurumlardır. Hiçbiri kimsenin kişisel hesaplaşma alanı değildir.
Kişisel kinlerinizle hizmeti engellemeyin.
İnatlaşarak Aydın’a zarar vermeyin.
Siyasi ego savaşlarını halkın sırtına yüklemeyin.
Bu şehir kısır çekişmelerle kaybedecek zamanı çoktan tüketti.
Bırakın herkes işini yapsın.
Bırakın hizmet konuşsun.
Bırakın Aydın, gerçekten Aydın olsun…
Kalın sağlıcakla….













