2024 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) çok az bir farkla Koçarlı Belediye Başkanı seçilen Özgür Arıcı, aradan geçen üç yıla rağmen ilçede beklenen hizmet ivmesini yakalayamadı. Ekonomik darboğaz, belediyenin rutin işleyişini dahi sekteye uğratırken, maaşların ödenmesinde yaşanan sıkıntılar kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturdu.
Ancak asıl kırılma noktası hizmet eksikliği değil, siyasi duruşta yaşanan zikzaklar oldu.
Son günlerde kulislerde sıkça konuşulan bir iddia vardı: Arıcı’nın Adalet ve Kalkınma Partisi saflarına katılacağı… Bu iddia öyle sıradan bir söylenti değildi. Ankara’ya kadar uzanan temaslar, yapılan görüşmeler ve perde arkasında yürütülen pazarlıklar, bu geçişin neredeyse kesinleştiği izlenimini yaratmıştı.
Tam herkes “geçti” derken, bir anda farklı bir tabloyla karşılaşıldı.
Önce Cumhuriyet Halk Partisi’ne veda mesajı yayımlandı…
Ardından kısa süre içinde geri adım geldi…
Ve son olarak bir özür mesajıyla “partimdeyim” açıklaması yapıldı.
Bu gelgit sadece bir siyasi manevra değildir. Bu, kamuoyunun hafızasına kazınan bir güven testidir.
Siyasette parti değiştirmek elbette mümkündür. Fikirler değişebilir, yollar ayrılabilir. Ancak mesele nasıl değiştirildiğidir. Kararlılık mı gösterildi, yoksa şartlara göre pozisyon mu alındı?
İddialar daha da dikkat çekici…
Arıcı’nın parti değişikliği karşılığında bir sonraki dönem için adaylık garantisi talep ettiği, ancak AK Parti’nin bu talebe sıcak bakmadığı konuşuluyor. Eğer bu doğruysa, ortada “hizmet için değişim” değil, “koltuk için pazarlık” algısı doğar.
İşte tam da bu noktada asıl soru şudur:
Sayın Arıcı’nın amacı gerçekten Koçarlı’ya daha iyi hizmet etmek miydi, yoksa siyasi geleceğini garanti altına almak mı?
Çünkü siyaset, sadece koltukta oturmak değil; o koltuğun ağırlığını taşıyabilmektir.
Bugün gelinen noktada görünen tablo net:
Ne CHP tabanı bu süreçten memnun…
Ne de AK Parti cephesinde güven oluşmuş durumda…
Siyasette en değerli sermaye güvendir.
Ve güven, bir kez zedelendi mi; ne açıklamalarla ne de geri adımlarla kolay kolay tamir edilir.
Özgür Arıcı belki görevine devam ediyor.
Ancak siyasette asıl mesele görevde kalmak değil, itibarla kalabilmektir.
Ve görünen o ki; bu süreç, Arıcı’nın siyasi kredisinden ciddi bir parçayı alıp götürdü.











