İncirliova Vizyon dergisi için haftalardır ilçemizin esnafını geziyoruz.
Her dükkânda aynı soruyu soruyoruz:
“İşler nasıl?”
Aldığımız cevapların büyük bölümü neredeyse aynı…
“İş yok.”
“Nakit dönmüyor.”
“Esnaf kan ağlıyor.”
“Piyasa durmuş.”
Bu sözleri yalnızca küçük esnaftan değil, büyük işletmelerden de duyuyoruz.
Demek ki ortada inkâr edilemeyecek bir ekonomik sıkıntı var.
Ancak gezilerimiz sırasında dikkatimi çeken başka bir tablo daha oldu.
Sokaklara bakıyorum…
İş yerlerinin önünde son model otomobiller…
Yenilenen iş yerleri…
Tatil paylaşımları…
Sosyal medyada oldukça gösterişli bir hayat…
İşte tam da burada insan ister istemez düşünüyor.
Gerçekten bu kadar kötü mü?
Yoksa artık “iyi değilim” demek günlük hayatın bir parçası mı oldu?
Belki de mesele sandığımızdan farklıdır.
Eskiden insanlar kazandığı kadar harcardı.
Bugün ise birçok kişi harcadığı kadar zengin görünmeye çalışıyor.
Krediler…
Kartlar…
Vadeler…
Borçla sürdürülen bir yaşam…
Belki de gördüğümüz lüksün önemli bir bölümü aslında görünenden ibaret.
Çünkü bugün ekonomik sıkıntıyı sadece kasadaki para belirlemiyor.
Artan maliyetler…
Yükselen kiralar…
Vergiler…
Personel giderleri…
Tahsil edilemeyen alacaklar…
Bunların tamamı esnafın omzunda ağır bir yük oluşturuyor.
Belki ciro var…
Ama kazanç yok.
Belki satış var…
Ama para kasaya girmiyor.
İşte asıl sorun da burada başlıyor.
Esnafın yüzü gülmüyor.
Çünkü para kazanmak ile para çevirmek artık aynı şey değil.
Öte yandan şunu da kabul etmek gerekiyor.
Toplum olarak biraz da gösterişe önem veriyoruz.
Kimse ekonomik sıkıntı yaşadığını dışarıya belli etmek istemiyor.
Hatta bazen bunun tam tersini yapıp daha lüks görünmeye çalışıyor.
Bu da dışarıdan bakan insanların kafasını karıştırıyor.
İncirliova’da dolaşırken gördüğüm en büyük çelişki tam da bu oldu.
Bir tarafta “işler çok kötü” diyen insanlar…
Diğer tarafta her geçen gün daha da büyüyen bir tüketim anlayışı…
Belki de artık kendimize şu soruyu sormanın zamanı geldi.
Gerçekten fakirleşiyor muyuz, yoksa daha çok tüketmeye alıştığımız için mi eskisi kadar mutlu olamıyoruz?
Bu sorunun cevabını yalnızca ekonomistler değil, her birimiz kendi hayatımızda aramalıyız.
Çünkü güçlü bir ekonomi sadece kasadaki para ile değil, güvenle, üretimle ve geleceğe duyulan umutla ayakta kalır.
İncirliova’nın esnafı çalışkan, üretken ve mücadeleci insanlardan oluşuyor. Dileğimiz, vitrinlerde gördüğümüz hareketliliğin bir gün gerçekten kasalara da yansımasıdır.




YORUMLAR